Katılım Süreci » KATILIM MÜZAKERELERİ » MÜZAKERE KARARININ ALINMASINDAN FİİLİ MÜZAKERELERE | İKV - İKTİSADİ KALKINMA VAKFI

AB Devlet ve Hükümet Başkanları tarafından 17 Aralık 2004 tarihinde Brüksel’de düzenlenen Zirve toplantısında Türkiye’nin siyasi kriterleri yeterli ölçüde karşıladığı belirtilerek 3 Ekim 2005 tarihinde AB’ye katılım müzakerelerinin resmen başlatılması yönünde alınan karar Türkiye-AB ilişkileri açısından bir dönüm noktasıdır. Böylece, Türkiye AB üyelik sürecinin son aşamasına girmiştir.

 

Tarama Süreci

Fiili müzakerelerin başlamasından önceki hazırlık süreci olarak nitelendirebileceğimiz tarama sürecinde aday ülke ve AB mevzuatları karşılıklı olarak incelenmektedir. Türkiye’nin Tarama Süreci 20 Ekim 2005 tarihinde başlamış, 13 Ekim 2006’da sorunsuz biçimde tamamlanmış, belirlenen takvime bağlı kalınmıştır.

Her bir müzakere faslı için önce tanıtıcı sonra ayrıntılı tarama toplantısı yapılmaktadır. Tanıtıcı taramada Komisyon yetkilileri ilgili müzakere faslındaki AB müktesebatı hakkında bilgi vermiştir. Ayrıntılı taramada şu konularda bilgi verilmiştir:

• Aday ülke ilgili fasıldaki müktesebatı kabul edilebilecek durumda mıdır?
• İlgili fasıldaki müktesebata uygun kanunlar kabul edilmiş midir? Eğer edilmemiş ise, nasıl bir takvim öngörülmektedir?
• İlgili fasıldaki müktesebatı uygulamak için gerekli idari yapılar mevcut mudur? Eğer yoksa ne zaman kurulacaktır?
• İlgili fasılda geçiş tedbiri talep edilmesi öngörülmekte midir? (Tarama sürecinde geçiş düzenlemelerine ilişkin verilen ön bilgilerin bağlayıcılığı yoktur, bu talepler esas olarak pozisyon belgesinde yer alacaktır).

Tarama toplantıları "Bilim ve Araştırma" faslı ile başlamış, "Yargı ve Temel Haklar" faslı ile sona ermiştir. Aşağıdaki tabloda, fasıllara ilişkin tanıtıcı ve ayrıntılı tarama süreçleri tarihleriyle verilmektedir. Söz konusu tarama toplantılarının detaylı bilgisine fasıllar üzerinden ulaşılabilir.
 

Fasıl Tanıtıcı Tarama Ayrıntılı Tarama
25. Bilim ve Araştırma 20 Ekim 2005 14 Kasım 2005
26.Eğitim ve Kültür 26 Ekim 2005 16 Kasım 2005
5. Kamu Alımları 7 Kasım 2005 28 Kasım 2005
8. Rekabet Politikası 8-9 Kasım 2005 1-2 Aralık 2005
3. Yerleşme Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi 21-22 Kasım 2005 19-20 Aralık 2005
4.Sermayenin Serbest Dolaşımı 25 Kasım 2005 22 Aralık 2005
11. Tarım ve Kırsal Kalkınma 5-8 Aralık 2005 23-26 Ocak 2006
1. Malların Serbest Dolaşımı 16-20 Ocak 2006 20-24 Şubat 2006
24. Adalet, Özgürlük ve Güvenlik 23-25 Ocak 2006 13-15 Şubat 2006
29. Gümrük Birliği 31 Ocak-1 Şubat 2006

13-14 Mart 2006

7.Fikri Mülkiyet Hukuku 6-7 Şubat 2006 2-3 Mart 2006
19. Sosyal Politika ve İstihdam 8-10 Şubat 2006 20-22 Mart 2006
17. Ekonomik ve Parasal Politika 16 Şubat 2006 23 Mart 2006
13. Balıkçılık 24 Şubat 2006 31 Mart 2006
12. Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı 9-15 Mart 2006 24 Nisan-28 Nisan 2006
20. İşletme ve Sanayi Politikası 27-28 Mart 2006 4-5 Mayıs 2006
9. Mali Hizmettler 29-30 Mart 2006 2-3 Mayıs 2006
27. Çevre 3-11 Nisan 2006 29 Mayıs-2 Haziran 2006
15. Enerji 15-17 Mayıs 2006 14-16 Haziran 2006
32. Mali Kontrol 18 Mayıs 2006 30 Haziran 2006
16. Vergilendirme 6-7 Haziran 2006 11-12 Temmuz 2006
28. Tüketicinin ve Tüketici Sağlığın Korunması 8-9 Haziran 2006 6-7 Temmuz 2006
10. Bilgi Toplumu ve Medya 12-13 Haziran 2006 13-14 Temmuz 2006
18. İstatistik 19-20 Haziran 2006 17-18 Temmuz 2006
6. Şirketler Hukuku 21 Haziran 2006 20 Temmuz 2006
14. Ulaştırma Politikası 26-29 Haziran 2006 25-28 Eylül 2006
21. Trans-Avrupa Ağları 30 Haziran 2006 29 Eylül 2006
30. Dış İlişkiler 10 Temmuz 2006 13 Eylül 2006
2. İşçilerin Serbest Dolaşımı 19 Temmuz 2006 11 Eylül 2006
23. Yargı ve Temel Haklar 6-8 Eylül 2006 11-13 Ekim 2006
33. Mali ve Bütçesel Hükümler 6 Eylül 2006 4 Ekim 2006
22. Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu 11-12 Eylül 2006 9-10 Eylül 2006
31. Dışişleri ve Güvenlik Politkası 14 Eylül 2006 6 Ekim 2006

 

Müzakere Sürecindeki İlk Büyük Sorun

Avrupa Birliği’ne 2004 yılında 10 yeni üye ülkenin katılmasının ardından Türkiye ile AB arasında ortaklık tesis eden Ankara Anlaşması’nı bu ülkelere genişleten Ek Protokol’ün imzalanması gündeme gelmiştir. Türkiye tarafından 29 Temmuz 2005 tarihinde söz konusu Ek Protokol imzalanırken Kıbrıs ile ilgili bir deklarasyon yayımlanmıştır. Söz konusu deklarasyon metni aşağıda yer almaktadır:

Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nın yeni üyelere genişleten Ek Protokol’ü imzalarken bildirdiği 1. Türkiye, Kıbrıs sorununa siyasi bir çözüm bulunması yönündeki kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu yöndeki tutumunu da açıkça ortaya koymuştur. Bu doğrultuda Türkiye, BM Genel Sekreteri’nin iki-kesimli yeni bir ortaklık devleti kurulmasını hedefleyen kapsamlı çözüme ulaşma yönündeki çabalarını desteklemeyi sürdürecektir. Adil ve kalıcı bir çözüm, bölgede barışa, istikrara ve uyumlu ilişkilerin tesisine önemli bir katkıda bulunacaktır.

2. İşbu Protokol’de atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti, 1960’ta kurulan asıl ortaklık devleti değildir.

3. Türkiye bu nedenle, Kıbrıs Rum makamlarının, hâlihazırda olduğu gibi, Kıbrıs’ta sadece ara bölgenin güneyinde otorite, denetim ve yetki icra ettiği ve Kıbrıs Türk halkını temsil etmediği şeklindeki tutumunu sürdürecek ve anılan makamların tasarruflarını buna göre muameleye tabi tutacaktır.

4. Türkiye bu Protokol’ün imzalanması, onaylanması ve uygulanmasının, Protokol’de atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin herhangi bir biçimde tanınması anlamına gelmediğini ve Türkiye’nin 1960 Garanti, İttifak ve Kuruluş Anlaşmalarından kaynaklanan hak ve mükellefiyetlerini haleldar etmediğini beyan eder.

5. Türkiye, işbu Protokol’e taraf olmasının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile mevcut ilişkilerini değiştirmeyeceğini teyit eder.

6. Kapsamlı bir çözüm bulununcaya değin, Türkiye’nin Kıbrıs’a ilişkin tutumu değişmeyecektir. Türkiye, Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüm sonucunda oluşacak yeni ortaklık devleti ile ilişkiler tesis etmeye hazır olduğunu beyan eder.

T.C. Dışişleri Bakanlığımız internet sitesinde bu durumu şu şekilde açıklamaktadır:

“AB’nin Genişlemesinin Ardından Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu Arasında Bir Ortaklık Yaratan Anlaşmaya Ek Protokol" 29 Temmuz 2005 tarihinde, AB Dönem Başkanlığı (İngiltere) Avrupa Komisyonu ve ülkemiz arasında mektup teatisi yoluyla imzalanmıştır.

Ek Protokol'ün giriş kısmında Üye Devletler zikredilirken “Kıbrıs Cumhuriyeti” ifadesi kullanılmaktadır. Ülkemiz tarafından Ek Protokol'ün imzalanmasının bir başka deyişle, GKRY’den “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak bahseden bir belgenin altına Türkiye Cumhuriyeti olarak imza atılmasının, ülkemizin GKRY’ni tanıdığı anlamına gelmemesini teminen tarafımızdan bir deklarasyon yapılmıştır.

Türkiye’nin Kıbrıs ile ilgili bu deklarasyonu üzerine AB Konseyi bir karşı deklarasyon yayımlamıştır. COREPER toplantısında kabul edilen AB’nin Kıbrıs’a ilişkin karşı Deklarasyonu, Üye Devletler'den metne itiraz gelmemesi üzerine 21 Eylül 2005 tarihinde Konsey tarafından onaylanmıştır. Söz konusu karşı deklarasyon metninin İKV tarafından gerçekleştirilen resmî olmayan çevirisi şu şekildedir:

Aşağıda yer alan Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri tarafından hazırlanan deklarasyon, Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nı Yeni Üye Ülkelere Genişleten Ek Protokol'ü 29 Temmuz 2005 tarihinde imzalaması üzerine hazırladığı deklarasyonu takiben bugün kabul edilmiştir:

1.Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri, Aralık 2004 tarihli Avrupa Konseyi Zirve sonuçları uyarınca, bir tarafta Topluluk ve Üye Devletleri diğer tarafta Türkiye olmak üzere taraflar arasında ortaklık ilişkisi kuran Anlaşma’ya ilişkin Ek Protokol’ün Türkiye tarafından imzalanmasını teyit eder.

2.Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri, Türkiye’nin, Protokol’ün imza aşamasında Kıbrıs Cumhuriyeti’ne ilişkin bir deklarasyon yayınlamaya gerek görmesini esefle karşılar. Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri işbu deklarasyonun tek taraflı olduğunu, Protokol’ün bir parçası olmadığını ve Türkiye’nin Protokol’de yer alan yükümlülükleri üzerinde hukuki bir etkisi bulunmadığını açıkça belirtir.

3.Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri, Ek Protokol’ün tam ve ayrımcılık yapmaksızın uygulanmasını ve ulaştırma araçlarına getirilen sınırlamalar da dâhil olmak üzere malların serbest dolaşımına ilişkin tüm engellerin kaldırılmasını bekler. Türkiye, Protokol’ü tüm Üye Devletler'e bütünüyle uygulamalıdır. AB bunu yakından takip edecek ve 2006 yılında tüm uygulamayı değerlendirecektir. Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri, ilgili başlıklarda müzakerelerin başlamasının, Türkiye’nin anlaşmadan doğan yükümlülüklerini tüm Üye Devletlere karşı yerine getirmesine bağlı olduğunu vurgular. Yükümlülüklerin bütünüyle yerine getirilmemesi müzakerelerin genel seyrini etkileyecektir.

4.Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 1 Mayıs 2004 tarihi itibariyle AB üyesi olduğunu hatırlatır. Uluslararası hukuk konusu olarak sadece Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıdıklarının altını çizer.

5.Tüm Üye Devletlerin tanınması katılım sürecinin gerekli bir parçasıdır. Buna uygun olarak AB, Türkiye ve tüm Üye Devletler arasındaki ilişkilerin biran evvel normalleşmesine verdiği önemi vurgular.

6.Konsey, 2006 yılında, tüm bu konulara ilişkin kaydedilecek gelişmelerin takibini temin edecektir.

7.Bu deklarasyon bağlamında, Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri BM Genel Sekreteri’nin, ilgili Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararları ve AB’yi kuran temel ilkeler doğrultusunda, soruna kapsamlı bir çözüm getirme yolundaki çabalarına destek verilmesinin önemi hakkında ve adil ve kalıcı bir çözümün bölgede barış, istikrar ve uyumlu ilişkilere katkıda bulunacağı konusunda mutabıktırlar.

Karşı deklarasyon metninde de öngörüldüğü üzere konu 2006 yılında Konsey tarafından görüşülmüş ve Konsey Türkiye’ye karşı bazı yaptırımlar uygulamaya karar vermiştir.

AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nin 11 Aralık 2006 tarihli Kararı ve Açılması Engellenen Fasıllar

Konsey'in kararına göre Türkiye’nin Ankara Anlaşması’nı 2004 yılında üye olan yeni ülkelere, GKRY de dâhil olacak şekilde uygulaması gerekmektedir. Bu doğrultuda Türkiye’nin liman ve havalimanlarını GKRY’ye açması beklenmektedir. Bu olana dek gümrük birliği ile ilişkilendirilen sekiz faslın açılmamasına ve hiçbir faslın da geçici olarak kapatılmamasına karar verilmiştir. Bu durum Türkiye’nin müzakere sürecinin siyasi engellemelerle bloke edilmesine yol açmıştır.

Konsey’in karar metni şu şekildedir:

Konsey Avrupa Topluluğu ve Üye Devletleri'nin 21 Eylül 2005 tarihli deklarasyonunu hatırlar ve Türkiye’nin Ortaklık Anlaşması’na Ek Protokol’ün tam ve ayrımsız olarak uygulanması yükümlülüğünü yerine getirmediğini not eder.

Konsey Komisyon’un 29 Kasım tarihli tavsiyesini kabul eder. Bu bağlamda Konsey, Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar, Hükümetlerarası Konferans dâhilinde Üye Devletlerin GKRY ile ilgili olarak Türkiye’nin kısıtlamalarını alakadar eden politika alanlarını kapsayan fasılları açma kararı almayacağını kabul eder.

Bu fasıllar şunlardır:
• 1'inci Fasıl: Malların serbest dolaşımı
• 3'üncü Fasıl: İş kurma hakkı ve hizmet sunma özgürlüğü
• 9'uncu Fasıl: Mali Hizmetler
• 11'inci Fasıl: Tarım ve kırsal kalkınma
• 13'üncü Fasıl: Balıkçılık
• 14'üncü Fasıl: Ulaştırma politikası
• 29'uncu Fasıl: Gümrük birliği
• 30'uncu Fasıl: Dış ilişkiler

Konsey, Komisyon Türkiye’nin Ek Protokol ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiğini doğrulayana kadar, Hükümetlerarası Konferans dâhilinde Üye Devletlerin geçici olarak fasılları kapatma kararı almayacağını kabul eder.

Konsey 21 Eylül 2005 tarihli deklarasyonda kapsanan konularda ilerlemeyi gözden geçirecek ve izleyecektir. Konsey Komisyonu gelecek yıllık raporlarında, özellikle 2007, 2008 ve 2009 tarihlerinde, bu konu hakkında rapor vermeye davet eder…
 

 

https://www.ikv.org.tr/ikv.asp?id=41